Felsefi Düşün Sayı:26 / Sosyal Epistemoloji
Modern epistemoloji uzun süre bilginin doğasını bireysel bilinç ve bilişsel yetiler, öznel gerekçelendirme süreçleri ve bireysel doğruluk ölçütleri çerçevesinde ele almıştır. Ancak özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra epistemoloji alanında yaşanan dönüşüm, bilginin yalnızca bireysel zihinsel işlemlerle açıklanamayacağını, aynı zamanda, sosyal ilişkiler, kurumsal yapılar, epistemik normlar ve kolektif pratikler içinde üretildiğini ortaya koymuştur. Bu dönüşüm, epistemolojinin ontolojik ve normatif ufkunu genişleterek sosyal epistemoloji adı verilen geniş bir araştırma alanının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Sosyal epistemoloji, bilginin oluşumunu yalnızca bireysel bilişsel süreçler açısından değil, aynı zamanda epistemik toplulukların yapısı, epistemik otoritenin dağılımı, kurumsal bilgi üretim mekanizmaları ve kolektif akıl yürütme pratikleri bağlamında incelemektedir. Bu sayı, sosyal epistemolojinin kavramsal temellerini ve çağdaş tartışmalarını felsefi derinlik içinde yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle sosyal epistemolojinin teorik çerçevesini derinleştiren, epistemik toplulukların işleyişine dair yeni modeller öneren ve çağdaş epistemik krizlerin felsefi analizini sunan özgün, özellikle epistemoloji, bilim felsefesi, siyaset felsefesi, etik ve sosyal teori arasındaki kesişim noktalarında yer alan disiplinlerarası katkılar beklenmektedir.
Sayı Editörü: Eray YAĞANAK (Akdeniz Üniversitesi)
Makale Göndermek İçin Son Tarih: 1 Aralık 2026